Ana Sayfa
İletişim
sayfa-2
sayfa-3
sayfa-4
sayfa-5
sayfa-6
sayfa-7
sayfa-8
sayfa-9
Sayaç
sayfa-10
sayfa-11
sayfa-12
sayfa-13
sayfa-14
sayfa-15
sayfa - 16
sayfa - 17
sayfa - 18
sayfa - 19
sayfa-20
sayfa-21
sayfa-22
sayfa - 23
sayfa - 24
sayfa -25
Qariqatüru -Karikatürler
Gireye Pela Umbazu
 

sayfa-22










ZAZA HALKIMIZA VERİLEN DEĞER

14 MİLYON ZAZAYA BU YILKİ ÖĞRETMEN ATAMALARINDA TÜM TÜRKİYE GENELİNDE SADECE -3- TANE ÖGRETMEN ATANMIŞ

buna karşılık
...
4200 İngilizce öğretmeni atanmış

Bu mu Müslüman Adaleti????????????????????????????????

Yazıklar olsun Size !!!!!

http://www.mebpersonelleri.com/m/?id=3748

-----------------------------------------



AÇIK MEKTUP

Ben, Harran Üniversitesi Tıp Fakültesi Enfeksiyon Hastalıkları Anabilim Dalında Doçent ve bölüm başkanı olarak çalışmaktayım.

Şu anda güncel hastalıklardan olan grip, Çin’deki yeni ve ilk kuş gribi tipi ki 132 kişi hastalandı ve 43 kişi öldü, bunun ülkemize de gelme ihtimali var. Kanada’da domuz gribinden 15 kişi öldü. Ve bizde 3 ayda 3 milyon kişinin yakalandığı ve ilk kez görülen y...eni bir grip çeşidi olan H3N2 gribi türü mevcut. Ben, bu konularda halkı aydınlatmak için TRT6 tv’de anadilim olan Zazaca diliyle sağlık programına çıkmak istedim. Talep ettim ve telefonla görüştüm. Ancak bana denilen şu: Sunucumuz Zazaca bilmiyor. O zaman dedim ben de Zazaca bilen bir sunucu arkadaşımla beraber gelirim, dedim. Onu da kabul etmediler. Ancak Kürtçe yaparsan olur, dediler. Ben de dedim ki: ben Kürtçe bilmiyorum. Öyleyse Zaten Türkçe var; Kürtçeye ne hacet dedim. Dendi ki TRT6’nın prosedürü Zazaca programa uygun değil.
Maalesef Zazaca yine yasak. 12 Eylül anayasasının kürtlere uyguladığı yasak, şimdi biz zazalara uygulanıyor.
Yine geçenlerde bir kalp uzmanı arkadaşım Zazaca sağlık programı talebinde bulundu, o da red edildi.

AKIL SAHİPLERİNİ DÜŞÜNMEYE DAVET EDİYORUM

Hasan Karsen

------------------------------------


İstanbul ve Bingöl’de Zazaca üzerinden faaliyet yürüten sivil toplum kuruluşları, Zazaca’ya sahip çıkılması için çağrıda bulundular.

İstanbul Zaza-Der ve Bingöl Zaza Dil-Der, Birleşmiş Milletlerin Eğitim, Bilim ve Kültür Örgütü olan UNESCO’nun Zazaca’nın kaybolan diller arasında yer aldığı nedeniyle bir bildiri yayınladı.

Yayınlanan bildiri de, Zazaca’nın kaybolan diller arasında yer aldığı için... sahip çıkılması için destek istenildi.

Türkiye’deki dillerden 18’inin kaybolmaya yüz tuttuğu anımsatılan bildiride, “Türkiye’deki dillerden Zazaca’nın da bu tehlike kapsamında olduğu ve devletin bu dile sahip çıkması gerektiğini belirtmek istiyoruz. Halkımızı da bu konuda hassasiyete davet ediyoruz” ifadelerine yer verildi.

Her dilin ve kültürün yaşamın her alanında büyük katkı sunduğuna dikkat çekilen bildiride, şunlar kaydedildi:

“Aynı zamanda insanlığın geçmişine dair renkleri ve tatları taşır. ‘Her dil bir dünyadır’ düşüncesinden hareketle, dünyalarımızın ölümüne seyirci kalmayalım. Dilleri ve kültürleri güzellikleri ile yaşatarak, insanlık bahçesini renklerinden mahrum bırakmayalım.”

Türkiye’de tüm dillerin yaşatılması ve geliştirilmesi için anayasal güvenceye alınması gerektiği ifade edilen bildiride, “Resmi dil dışındaki dillere pozitif ayrımcı davranılmalı. Bunlar, okul müfredatlarına eğitim dili olarak konmalıdır. Merkezi ve yerel yönetimlerce, anadilinde faaliyet yürüten dernek, vakıf vb. kuruluşlar desteklenmelidir. Ayrıca halkımıza da seslenerek, dilimiz Zazaca’nın yok olmaması için herkesi duyarlı olmaya ve bu konuda faaliyet yürüten kurumlara destek sunmaya davet ediyoruz” denildi.

http://www.bingoltv.com/zazacaya-sahip-cikilmasi-cagrisi-8145h.htm#.VCXOr8_wCt8

------------------------------------




Aralarında Tunceli Üniversitesi Öğretim Üyelerinden Yardımcı Doçent Doktor Oktay Göktaş’ın da olduğu bir grup akademisyen, dilbilimci ve yazar, RTÜK’ün Zazaca ile ilgili yaklaşımına tepki gösterdi.

Tunceli EMEK- Tunceli Üniversitesi Zazaca Bölümünde ders veren Yrd. Doç. Dr. Oktay Göktaş’ın da aralarında yer aldığı bir grup dilbilimci, yazar ve akademisyen, Zazaca ile ilgili RTÜK’e yapılan bir ba...şvuru sonrası gelişmelere tepki gösterdi. Yayınladıkları ortak açıklamada, Zazaca’nın bir dil olduğuna ısrarla vurgu yapan bu grup, lehçe olarak adlandırılmasınaysa şiddetle karşı çıkıyor.

23 kişi tarafından imza altına alınan ortak bildiride böyle bir açıklamaya neden gerek duyulduğu belirtildi ve şu ifadelere yer verildi;

Zazacaya ideolojik değil, bilimsel yaklaşım mutlak bir zorunluluktur!

“Zazaca, Kürtçe, Lazca ve Abhazca gibi dillere tanınan seçmeli ders hakkı ile birlikte Anadolu’da Türkçe dışındaki yaşayan dillere dair hukuksal bazda tanınan haklar ve atılan adımlar, bizleri sevindirmiş, bu konuda Anadolu’nun kültürel zenginliğini günümüze taşıyan tüm yerel dillerimize de ilerde aynı hakların tanınacağına dair umutlarımızı arttırmıştır. Bu adımların anadilde eğitim hakkının tanınması ile sonuçlanmasının beklentisi içindeyiz.

Ancak RTÜK’e Zazaca dilinde yayın lisansı için yapılan bir başvuru nedeniyle, RTÜK’ün konuya ilişkin değerlendirmesi esnasında bir üyenin Zazaca’nın bir dil değil Kürtçe’nin lehçesi olduğuna dair muhalefet şerhi üzerine, konu YÖK’e intikal etmiş ve YÖK de konuyla ilgili Artuklu Üniversitesi ve Bingöl Üniversitesi’nden görüş istemiştir. Artuklu Üniversitesi Yaşayan Diller Enstitüsü kendi fikrini belirterek Zazaca’nın Kürtçe’nin bir lehçesi olduğunu basın yoluyla deklare etmiştir. Bingöl Üniversitesi de konuyla ilgili hazırladığı görüş dosyasında Zazaca’nın iddia edildiği gibi Kürtçe’nin bir lehçesi değil, bağımsız bir dil olduğunu delilleriyle birlikte ortaya koymuştur.

Zazaca’ya lehçe veya bir alt dil sıfatını vermek dilbilimsel açıdan dayanaktan yoksun olup, Zaza diline sadece siyasi zorlamayla yaklaşıldığının göstergesidir. Zira, Zazaca’nın İranoloji bilimindeki yeri 100 yıl önce belirlenmiş (Oskar Mann, Karl Hadank), Zazaca’nın başlı başına bir dil olduğu kanıtlanmış ve bu doğrultuda özellikle Almanya’da dilbilimsel ve etnolojik araştırmalar yapılmış, bu bağlamda hazırlanan iki doktora tezi de 1998 yılında (Ludwig Paul ve Zülfü Selcan, 1998) yayımlanmıştır. Ayrıca bunlara ilaveten Almanya ve Avusturya Üniversitelerinde Prof. Dr. Jost Gippert, Prof. Dr. Agnes Korn, Prof. Dr. Heiner Eichner gibi Hint-Avrupa dilleri uzmanları ve profesörleri de Zazaca üzerine yaptıkları çalışmalar ve araştırmalar ile Zazaca’nın ayrı bir dil olduğunu teyit ve tespit etmiş, bu alanda bilirkişi olabilecek bir konum edinmişlerdir.

Zazaca; Kürtçe (Kurmanci, Sorani, Kelhuri), Goranca, Mazenderani, Talişi, Herzendi, Simnani, Beluçi, Farsça, Osetçe, Peştu gibi kırka yakın dil ile akraba bir dildir. Zazacanın kökeni 4000 yıl öncesine dayanan İrani diller grubuna; Hint-İrani (Aryan) dil grupları da Hint-Avrupa dil ailesine bağlıdır. Dolayısıyla İrani dillerde birçok ortak özelliğin bulunması doğal bir süreçtir. Bu dilleri ayırt eden unsurlar ise kendi aralarındaki dilbilgisel farklardır. Zaza dilinin diğer İrani dillerden ve Kürtçe’den farkı, hem belirli ünsüzlerin tarihten günümüze farklı gelişmesinden, hem de bugünkü yapısıyla da dilbilgisi ve sözcük dağarcığı açısından önemli değişiklikler göstermesidir. Zazaca ve Kuzey Kürtçesi olan Kurmaci dillerinin birbiriyle anlaşma sağlaması uzun dönemlik komşuluk ilişkilerine rağmen mümkün değildir, olamamıştır. “Almanca İngilizcenin lehçesidir” demek ne kadar anlamsız ise, “Zazaca Kürtçe’nin lehçesidir” demek aynı ölçüde anlamsızdır. “Lehçe” teorisindeki amaç, statüsü olmayan dilleri tahakküm altına almak ve onları ihmal etmektir.

Zazaca’nın lehçe olduğu iddialarının bertaraf edilmesi ve Zazaca’nın ayrı bir dil olduğu gerçeğinin kabul edilmesi ile Türkiye’de yaşayan dillerin bağımsız ve özgünlükleri ile yaşamalarına imkan sağlanmış olacaktır. Böylelikle ülkemizdeki kültürel çeşitlilik ve zenginliğin korunması, geliştirilmesi ve gelecek kuşaklara aktarılması hususunda büyük bir katkı sunulacaktır.

Öteden beri Zazaca’nın bağımsız bir İrani dil olduğuna ilişkin bilimsel kanıları olan pek çok dilbilimci varken; çok sayıda Zaza dil emekçisi, romancısı, öykücüsü, şairi, sanatçısı kendi dilinde yüzlerle ifade edilen eserler ortaya koymuşken; günümüzde bazı Avrupa Üniversitelerinde konuyla ilgilenen birçok yabancı akademisyen Zazaca’yı ayrı bir kimlik tanımı içinde ele almışken, gerçeklere yüzünü dönmek bilimsel ve adil bir duruş değildir.

Sonuç olarak Zazaca ve Kürtçe aynı coğrafyada konuşulan birçok İrani dil gibi iki kardeş dildirler.

Türkiye’de konuşulan Türkçe dışındaki dillerin bir arada yaşamalarının önündeki engeller kaldırılmalı, ülkemizdeki tüm dillere hak ettikleri statü verilmelidir.”





Enstitüyê Zazaki e.V. – Zaza Dil Enstitüsü Frankfurt

Bonê Kulturê Ma e.V. – Zaza Kültürevi Mannheim

Dr. Oktay Göktaş (Fizikçi ve Zazaca eğitmeni, Tunceli Üniversitesi)

Dr. Hüseyin Çağlayan (Politolog)

Dr. Kahraman Gündüzkanat (Pedagog)

İlyas Arslan (Dilbilimci, Köln Üniv.)

Mesut Keskin (Dilbilimci, Frankfurt Üniv.)

Fahri Pamukçu (Araştırmacı, eğitmen)

Faruk Eren (Eğitmen)

Roşan Hayıg (Yazar)

Hasan Dewran (Psikolog, şair)

Hesenê Reqasa (Araştırmacı)

Mıstafaê Tornêğeyali (Araştırmacı)

Berfin Jêle (Yazar)

Sait Çiya (Yazar, araştırmacı)

U. Pulur (Araştırmacı)

Kemal Akay (Yazar)

Ali Kaya (Araştırmacı, tarihçi)

X. Çelker

Êli Bıra

Hüseyin Şimşek (Gazeteci, yazar ve Zazaca eğitmeni)

Haydar Şahin

Hawar Tornêcengi (Şair, yazar)

http://www.tunceliemek.com.tr/haberdetay.asp?bolum=5648&uyeid=0


--------------------------


 

Sivil Der tarafından "SİVİL ÜNİVERSİTE" projesi kapsamında açılan, " Kadim Anadolu Dilleri, Zazaca Dil Kursu sona erdi.

Sivil Der tarafından 2012 yılının Kasım ayında açılan 6 aylık toplam 90 saat süren zazaca dil kursu geçtiğimiz hafta son buldu. Kurs kapsamında yapılan sınav sonucunda kursta başarılı olan kursiyerlere sertifikaları dağıtıldı.

Zazaca kursuyla ilgili Sivil Der başkanı Muzaf...fer Bayram şu değerlendirmelerde bulundu. "Dil toplumun algısını, değer yargılarını, kader birliği duygusunu, toplumsal hafızayı içinde barındıran kültürün en önemli öğesi.

Bugün Siverek için toplumsal bir yozlaşmadan bahsediyorsak, nitelikli sanat ürünleri çıkaramıyorsak, birbirimize karşı hoşgörümüzü yitirmişsek, bu durumun kaybolan dille, geçmişle kopan bağlarımızla ilgisi var bence. UNESCO'nun değerlendirmesine göre Zazaca önümüzdeki yirmi yıl içinde kaybolma tehlikesiyle yüz yüze.

Siverek gibi Zazaca'nın halen yaşadığı bir şehirde yaşayacaksınız, böyle bir tehlikenin olduğunu bileceksiniz ve bu konuda hiçbir projeniz olmayacak. Olacak bir şey mi bu? Dernek yönetim kurulu arkadaşlarla önemsediğimiz projelerden birini daha hayata geçirdiğimiz için çok mutluyuz. Yaklaşık 6 ay süren, 90 saatlik kursumuz sona erdi. Kursa bir kursiyer olarak devam ettim ve çok verimli geçtiğini düşünüyorum. Kursu başarıyla bitiren arkadaşlarımızla birlikte Sivil Der bünyesinde hayata geçirmek istediğimiz Zazaca diliyle ilgili çeşitli projeler var. Kısmet olursa bunları da hayata geçireceğiz.

Kurs için gönüllü olarak derslere giren, büyük fedakarlık gösteren, gayretiyle bizleri teşvik eden, konusunda yetkin biri olduğunu düşündüğüm değerli hocam Şaban Şenateş'e ve tüm kursiyer arkadaşlara şükran borçluyum. Zazacayla ilgili kurslarımız önümüzdeki dönemlerde inşallah devam edecek" dedi.

http://www.siverekhaber.com/sivil-universite39-de-zazaca-kursuyerlerine-sertifika-1440h.htm


--------------------------

Photo






Sera 1995’a,
Payizo,
Roza ke dewa ma biye tholé a roza…
Sodiro, tij şirena. té dıma qamyoni yené dewé. Cirani ju ve ju çe xo, çiye xo barkené soné. Phızera keşi né kuna.
Dina bé venga, vengé arebura zövi veng çino. Dewa çond sey serrena. Harde dewreşi seré çike ma ke esto na dewé de ro. Nıka her çiye xu ta ca verdame, nia bé veng, bé xatır… ...
Nuğdé keşi fekra né vejina.
Saeke cılo şia do ve her çi sera.
waxto ke endi arabey dewé ra bi raşt, hona bervis gınaro mıleti.
Cini, camerd, domani eve veng, eve şüaré bervayi, puleşay jüminre. Tu vatené herkeşi roé xu kerdvi vindi…
Eve şin û şivan dewiji dewera vejay şi.

A sewé dewéde 25 çewura tenya çıla dı çewu vésé. Jü ma mendime, ju ki cina Memedali ve çena xora mendi. İne qamyone nédi vi. Ye maki manga ma néwese viye. Manga mawa bore…

Manga bore zof cısno rındra viye. Sera ke ez zewejine vıstewré mı ju manga day vi ma. Kerd vi haléta péru. Name xu bore viye. Hem zof hewle viye, hem ki zof baqıle viye. Tu vatene roé quli teyro. Manga bore cısne a manga ra viye. Hewle viye, sitine viye. Desté ma cıra né biyené.

Rozuno ke dewé thol vo i rozu manga bore biye néwesé. Ma baytar ard, ilaj milaj day ci. Manga tené biye rınde hama hona ye raye néyive. Né şikiyene jede ca şero. Ma va rozé dı rojna sere vinderime, va béro ra xu ser hona some. Hete ra ki terseme. Dewé de kes né mendo. Ma di çeyi a sewe dewé de tenya mendime. Roza bine ine ki qamyoné arde, barkerd şi. Dewé de endi ma tek tenya vime. bé ciran vime. Sewa peyené maré hén çetın ame ke to re savaji. Dewé tıng u tariya. Boni péro ip isiziye. Qulé de oli çino. Xora tek tenya mayime.

Roza bine lazeki taxşi ard. Di hire parçe çiyo, domaniye, zövi tawaé né mendo. Manga endi rında, kota ra lıngi. Endi some. Ma ki endi dewé ca verdame. Roza peyena.

Doman nişt taxşi bir a rast şi. Dewé de ez tek u teyna mendune. Ju ez ju ki mangéy sanay xu ver kutinera rayé. Hire mangéyé ju ki guka. Guke ye manga bora. Guka xu rındeka, şawa, çarebesa, eskliya, je domanuna. İson qayilo ke tey niyado. Qe moa xora dûr né kuna. Ma daima cızıké ju ayere verdené. Lit vi, bi vi je nalé. Moa xu kata bı şiyené a cıra né vışıyené.

Mangéy vu gukera mı ver ez inu dımera dewé ra vejime. Peroz ra tepia wo. Peyé herkeşiez vejin dewé ra. Dewé de kes né mendı. Herkes şiyo. Dewe endi thola. Nara tepiya se beme kam zoneno. Xu dıma dewé de niyadan. Zeré mı zondano. Lingé mı néne mı ver. Bervis péskare mı biyo. Eve veng berven. Mıre hén yeno ke heywani ki her ç ifam kené. İ ki zonené ke ma endi dewa xora vejime. İ ki zonené endi wertu ra ime. Hem mare hem inere endi qe tawaé je vireni né beno. Tu vana i ki naye zonené. Hén hézın, murozın…

Axıri raa dewé qediye kotime cade. Verasono. Cade tholo. Werte de reyé tek tuk arebey yené vérené. Vengé çemé Muzir yeno. Zövna veng çino. Mangéy mı ver ez ine dıma ra hete Mamekiye ser some.

Xeyle ca şime, vérdime kasé şiru ra. Yekte peyra ma dıma konvoy vejiya. Belkiya 200 arebewo. Verdé panzeriye ine dıma cemseé… Eskero cereno de. Endi verasono. Ezo ke mangu bonci kose. Dee. Mazal ma néda. Na konvoy peyra na ve ma dıma. Çevasau yi panzeru ramené ma ser. Xora niyete xu uwo kem a biné xora keré. Né şikime xo yan sanime. Rayé tenga. Sereniya cadi kemero jilo, bineniya xo çemo. Yi mangu xu noro cade vozené. Reyé bıneniya sereniya xo de niadene tabi, cer cor yarmeo jilo, çıme xu né bırneno oncia cadera vozené.
Mangéy vozene ez ki ine dıma. Konvoy endi waxto kem a bıné xora kero. Ma derdé cané xo gureto. Aé de a guka hén je malé koyi gıneré kemer, yarme re vejiye ser şiye. Mı ki va, endi se beno bıvo, va şeré uware gıné, mı mangéy, eşt bıneniya rayé. Mı mangéy cade ra est cer şi hén yarme ra mendi. Qe né şikini ke xu bılewné. Cereniya xu çemo, jindalo. Hén zeleqiay kemer ra mendi. Bı lewiye gınené uwe re.

Ewe u hal konvoy ame vérd ra şi. Ondér belka 200 arebewo, véreno né véreno peyniye nina. Axıri vérd ra şi vérd ra şi.

Endi şiye miye esto çemi ser. Deva devo kel él bı kuyo. Mi yi mangéy eve çı ejiat peyser veti cadi ser. Mangéy ke vejiay cade ez cer ura guke. Kerd né kerd mı guke nédiye. Guke uza hén biye vind şiye. Yexro ke kemer re vejiya ser, u ters ra biya berz dûr şiya.

aé de corde taxşiye ame. Söför naskerdoğ vi. Ame ame war. Mı va hal mezal nia, panzeru kerd ra ma ser, mı mangéy zoré eşti bıneniya cadi, guke u ters ra kemer re vejiye ser şiye. Mordemeki taxsi yelge kerd, u ki mide ame, ma niya avore tene bime berz. Deee. sené guka sené tawao, guke caé né asena. Endi tariyo. Mo mangéy ramıti, van qeni Mıskısağ reşime. Dewa çe xınamiye mawa. Ma vake heşte des roji uza manema, ala ora dıme se kemé haq zoneno. Ameyme kutime nejdiye Mıskısaği ceré niyajniya tu raste mı biye. Verva ma amé. Mı va hal mezal nia, guke biye vindi. Aé va çıtur beno, manga raçarne berime a hurendi, manga ke qore vengé manga ra guke koti vo vejina yena. U taride ma manga bore çarne ra peyser berdé a hurendi. Endi lélo qolındo. Saté sewe menda. Manga qorena né qorena, guka ra véng vaz çino. M ava déma biya berze, dûr şiya. Manga, boa réçu cena, qorena. Yena ke yarme ro ser vejiyo. Tariyo, né şikina. Ma kerd né kerd a sewe guke né diye. Peyser cerayme ra ameyme Mıskısağ. Mangéy kerdi gome çe xnamiye ma a sewe uza mendime. A manga gome de hata sodır xu kuya çeveru ra qore sewe kerdé sodır.

Södir çhike ra ma çeveré gomi kerd ra manga kerdé tever. Na manga xu naré cade. Sona hurendia guke. A ma ver ma aye dıma, yetür né kemke dıma şime. Vozena, cadera je ostori eve çütmu ra sona. Dıma şime, şima aynı a hurendi. Cawo ke guke kemer re vejiye ser şiye, nejdiye uzayde caye manga cadera vejiye, tené biye berzé, cor sereniya cadide uza yekre qoriye gına pure. Yexro ke guke sondé peyser cera ra. Mao xu dıma ama dorme cadi, raa xo né veta, uza biya boka vergi şiya. Guke ra hondaake tené postık u sare mendo. Manga boe inera şiye şiye ser. Uzaxbo korbo… Dina kerdé tariye. Je quli né zonena ke se bıkero. Seré bervena, u saré u postık lisena kena feké xu vana qor… Zeré isoni damis né beno. Niyajiniya tu hetera ez hetera bervemé. İson hata eve xo çım né vino inam né keno. A manga uza je quli a guka xu seré bervé, nalé, u sare, u postık list, qore, jivé, teseliya xu cıra gureté, ma cerayma ra ameyme.

Heya cigeram.
Na tenge teyna ma né viye.
Tenga mal gawu viye,
tenga kutiké şimiga ma viye,
tenga pisinga veré adıré ma viye,
tenga dar ber u verg hesé yavani viye…

Ma pérune re ame…
Dıma ma gınayme werturé,
Domani her jü caéde şi.
Deste ma bi teng, ma yi mangéyi ki roti.
Qe çimune mı vera né sono, Roza ke manga bore roté, niyajniya tu vırare fişte manga ra bervé. Emanete pi viye. Desté xu cıra né biyené.
Né zonen yi mangéy dıma se bi.
Gegane yené mı vir, zeré mı zon dano…


--------------------------




1.Uzunluk Ölçüleri

Biz Zazalarda değisik uzunluk ölçüleri kullanılmaktadır. Bilinen uzunluk ölçüleri dısında kullanılan bazı uzunluk ölçüleri vardır.

Bunlar;...

Ersun: “Ersun” bir uzunluk ölçüsüdür. Takriben 70 santimetre tutarında bir uzunluk ölçüsü birimidir. “Ersun” un uzunluğu sağ veya sol omuzun baslangıcından sağ veya sol parmak ucuna kadardır. Odun ölçmede ve kısa mesafe ölçümlerinde kullanılan bir ölçüm aracıdır.

Mesafe tahmini, metre hariç, göz tahmini ve adım ile belirlenir. Göz tahmini bir ölçüdür. Ölçülecek yerin etrafında yer alan hatırlatıcı ve tahmine yardımcı seylerle mesafe tahmini yapılır.

Adım ile mesafe ölçümlerinde ortak adım kullanılır. 20 yasın üstündeki insanların tam atılmıs bir adımı genellikle bir metre
olarak kabul edilir.

Topçin: Mesafe ölçümünde kullanılan bir uzunluk ölçüsüdür. Bir “Topçin” yedi adımdan olusur. Daha uzun mesafelerin ölçümünde kullanılır.

Odunlar, genellikle kulaç, binek hayvanlardan esek, at, katır yükleriyle ölçülür.

Varard: Kuçak demektir. Sağ elin parmak uçlarından sol elin parmak uçlarına kadar olan uzunluk bir kulaç olarak kabul edilir. Bir kulaç, ölçülecek seyin enine ve boyuna ölçümü olarak kabul edilir.

Aynı binek hayvanların yükü esit olarak kabul edilir. Bir at yükü odun borç alındığında, karsılığında bir at yükü odun verilir. Ya da bir at yükü oduna bir maddi değer biçilir ve her yük odunun değeri bu ölçüye göre belirlenir.

Miras bölüsümü arazi paylasımı farklı yöntemlerle yapılır. Büyük kardes araziyi paylar seçimini küçük kardese bırakır. Küçük kardes payını aldıktan sonra kalan pay büyük kardesin olur. Bu yöntem sadece arazi paylasımında kullanılan bir yöntem değildir. Örneğin, saman ölçümü de farklı değildir. Saman yığını ortadan, yarıldığı belli olacak sekilde, yarılır. Seçim buna göre yapılır. Araziyi eken bir pay seçer ve geriye kalan payda arazi sahibinin olur. Paylasımda gramların bir kıymeti yoktur. Taneyle ifade edilen paylasımlarda önemli olan sayısal esitlik ve tahmini olarak denkliktir. Diğer konulardaki esitliğin belirleyicisi göz kararıdır.

Gum: “Gum” adım demektir. Uzunluk ölçümlerinde adımdan da yararlanılır. Tam açılarak atılan her adım yaklasık olarak bir metre kabul edilir. Mesafe ve uzunluk ölçümlerinde kullanılır. Kimin adımı ölçü olarak kabul edilmis ise bütün ölçümde aynı adım kullanılır.

Pal: “Pal” bacak demektir. Đki bacağı yana açılabilecek en büyük açıyla açmaktan olusan bir uzunluk ölçüsüdür.

Nıng/Lıng: “Lıng/Nıng” Ayak demektir. Kısa mesafelerin ölçümünde ve mesafelerin karsılastırılmasında ayaktan da yararlanılır. Bir ayağın diğer ayağın önüne konulması ile ve bu islemin tekrarı ile mesafeler ölçülerek karsılastırılır. İki mesafenin karsılastırılmasında farklı insanların ayakları değil, aynı kisinin ayakları ölçü birimi olarak kabul edilir. Ayağın dik veya yan atılması bir ölçüm biçimidir. Ayakla yapılan ölçümlerden kalan küçük mesafeler parmakla tamamlanır.

Quel: Parmak ucundan omuza kadar uzanan mesafeyi ifade eder. Yaygın olarak kullanılan bir uzunluk ölçüsüdür.
Derinlik ölçümlerinde de kullanılır.

Helbı: Kısa mesafelerin ölçümünde kullanılan bir ölçüm aracıdır. Parmak ucundan dirseğe kadar olan uzunluğa “Helbı” denir. Yerel düzeyde kullanılan uzunluk ölçüm araclarından biridir. Derinlik ölçümlerinde de kullanılır.

Vincew: “Vincew” Karıs demektir. Mesafe tahmininde ölçüm aracı olarak kullanılır. Daha çok küçük mesafelerin, manifatura islerinin ölçümünde kullanılır. Karışın tam açılaması ve bir birine eklenmesiyle mesafeler ölçülür. Mesela, ölçülen bir uzunluğu ifade ederken on karıs, iki parmak vb. seklinde ifadeler kullanılır.

Biz Zazalar’da ölçüm anlayısında cm(santimetre) ve milimetrenin bir değeri yoktur. Kullanılan en küçük ölçüm aleti serçe parmağıdır. Derinlik ölçümlerinde de kullanılır.

Sınık: Bas parmak ile isaret parmağının açılmasıyla olusan uzunluk ölçüsüdür. Bu iki parmağı alabildiğince gererek açmak gerekiyor.

Çahar gisti: Bitisik olması sartıyla yan yana tutulan dört parmağın birbirine eklenmesiyle olusan ölçüm birimidir.

Ev içi kısa ölçümlerde, manifatura, kısa mesafe ölçümleri için vb. kullanılır. Uzun mesafeli ölçümlerden arta kalan küçük çaplı mesafelerin ölçümünde kullanılır. Örnek, bir çocuğun boyunu ölçerken bes karıs, sekiz parmak demek gibi. Derinlik ölçümlerinde de kullanılır.

Yo/Yew gıst: Tek parmakta bir ölçüm aracıdır.

Gısta quel: Serçe parmağı demektir. Serçe parmağı da uzunluk ölçüsü olarak kullanılmaktadır. Yerel ölçekte kullanılan en küçük ölçü birimidir.

Çuduk: Sağ omuzun baslangıcından parmak uçlarına kadar uzunlukta olan bir çubuk hazırlanır. Bu çubukla yapılan mesafe ölçümlerine “çuduk” denir. Derinlik ölçümlerinde de kullanılır.

Rasnı/Rasne: Keçi kılından yapılmıs iple örülen bir çesit sicimdir. En uzun uzunluk ölçüm aracıdır. Derinlik ölçümlerinde de kullanılır.

2.Derinlik Ölçüleri

Biz Zazalara derinlik ölçülerinde kullanılan değerler farklıdır. Yukarıda belirtilen ölçüm araçlarından bazıları hem uzunluk hemde derinlik ölçümlerinde kullanılmaktadır. Bu araçları tekrar belirtmek gerekmemektedir.

Bu değerler genellikle boy ile özdeslestirilir ve boyun belirli bölgeleri esas alınarak derinlik ölçüleri ifade edilir.

Bunlar;

Pasna: “Pasna” topuk demektir. Topuğa kadar olan derinliklerin belirlenmesinde kullanılır.

Guazek: “Guazek” Ayak bileği demektir. Derinlik ölçüm araçlarından biridir. Ayak bileğine kadar olan derinliklerin ölçümünde kullanılır.

Çaqı: Diz demektir. Bir derinlik ölçüsüdür. Baslangıç yeri belli olmakla beraber nerede bittiği net olmayan bir ölçüdür.

Sêr çaqi: Diz üstünü ifade eden bir ölçüdür. Baslangıç yeri belli olmakla nerede bittiği tam belli olmayan bir ölçüdür.

Rehn: Bacak ile karın bölgesinin birlestiği noktaya kadar olan derinlik ölçüsüdür.

Sılawend/Sılamund: Kemer demektir. Ayak dibinden kemere kadar olan derinliğin ölçümünde kullanılan bir derinlik ve uzunluk ölçü birimidir.

Nak: Göbek bağı demektir. Derinlik ölçüsü olarak’ta kullanılır. Ayak dibinden göbek kordonuna kadar olan derinliği ve mesafeyi ifade de kullanılan bir ölçüdür.

Bini Çengun: Koltuk altı demektir. Derinlik ölçüsüdür. Ayak dibinden koltuk altına olan derinliği ve mesafeyi ifadede kullanılır.

Sêri Kıftun: Omuz Üstü anlamına gelmektedir. Bir derinlik ölçüsüdür. Ayak dibinden omuz üstüne kadar olan derinliği ve mesafeyi ifade kullanılır.

Çalê Qırık: Boyun ile Gövdenin birlestiği yer. Bir derinlik ölçüsüdür. Ayak dibinden boyun ile gövdenin birlestiği yere kadar olan derinliği ve mesafeyi ifade de kullanılan bir değerdir.

Vêri Fêk: Ağız önü anlamına gelir. Bir derinlik ölçüsüdür. Ayak dibinden ağıza kadar olan derinliği ve mesafeyi ifadede kullanılan bir değerdir.

Sêri Sari/Yo Qum: Türkçe anlamı bas üstüdür. Derinlik ölçümünde kullanılan bir kelimedir. Ayak dibinden basın üstüne kadar olan derinliği ifade de kullanılır. Aynı zamanda “yo qum” bir boy da denilebilir.

Sêri destun: Türkçe anlamı Ellerin Üstü´dür. Ayak dibinden parmakların ucuna kadar olan derinlik ve mesafeyi ifadede kullanılır. Ayakta durulur, iki el birbirine paralel olacak biçimde ve düz bir sekilde, basın üstünde kaldırılır.

Bu belirtilen değerler sadece ana değerlerdir. Bir çok ara veya yardımcı değer diyebileceğimiz değerde kullanılmaktadır.

3.Ağırlık Ölçüleri

Zazalarda değisik ağırlık ölçüleri kullanılmaktadır. Bilinen ağırlık ölçüleri dısında kullanılan ağırlık ölçüleri kullanılmaktadır.

Bunlar;

Qapun: Demirden yapılmıs ağırlık ölçüm aletidir. Her ağırlıktaki, yaklasık olarak 50-100 kg ağırlık, cisimleri tartmada kullanılır. Üst kısmında demirden yapılmıs bir halka bulunur. Halkaya odun, çubuk takılarak ağırlık kaldırılır ve yükün ağırlığı ölçüm araçları devreye sokularak hesaplanır.

Qintêri Dêsti: Ağırlık ölçüm birimidir. Daha çok küçük ağırlıkların tartılmasında kullanılan bir araçtır.

Sin: Tenekeden yapılan kalın demir halkalı, yandan 20 cm uzunluğunda ve 10 kg ağırlığında ve her çesit ağırlığı ölçmede kullanılan bir tartı ve ölçüm aracıdır.

Fıtır: Teneke ve tahtadan yapılan bir tartı aracıdır. Özellikle cevizlerin ölçümünde kullanılan bir ölçüm aracıdır.

Welç: Ölçek demektir. Bir Ölçek iki teneke demektir. Teneke olarak yağ tenekesi kullanılır ve teneke tasıncaya kadar doldurulur. Ağırlık olarak 37-40 kg arası bir ağırlığı ifade etmektedir.

Nim Welç: 18-20 kg ağırlığındadır.

Ribiğ: Bu ölçü genellikle göz tahminiyle belirlenir. 9-10 kg ağırlığındadır.

Nim Ribiğ: Yukardaki ölçünün yarısı demektir. Ölçü tahminidir. 4,5-5 kg ağırlığındadır.

Weqqa: Tahminen 5 kg ağırlığında olan bir ağırlık ölçüm birimidir. Hacim olarak iki ölçeğe. Yani dört tenekeye denktir. Günümüzde kullanılmamaktadır.

Tıxt: “Weqqa” nin ağırlığında olan bir ağırlık ölçüsüdür.

Qat: İçi oyulmus ağactan yapılmıs ve çap denen bir ölçek çesididir. Hacim olarak iki ölçeğe. Yani dört tenekeye denktir. Günümüzde kullanılmamaktadır.

Çeng: Türkçe anlamı “yarım avuç” demektir. Bazı yiyecekler yarım avuç ile ölçülür. Özellikle ödünç alınan tuz, çay, biber ves. yiyeceklerde kullanılır.

Çapal, Wırdiyes: Türkçe anlamı “avuç” demektir. Ödünç olarak alınan yiyeceklerde kullanılan bir ölçüm aracıdır.

Tas: Yiyecek ve içeceklerin ölçülmesinde kullanılan bir ölçüm aracıdır. Daha ziyade ödünç olarak alınan yiyecek ve içeceklerin ölçümünde kullanılır. Küçük ölçekli erzakın paylasımında veya ölçümünde kullanılır.

Sarb: “Sarb” Zazaca´da bardak demektir. Genelde bakırdan yapılmıs su bardağıdır. Hem bardak hemde ölçüm aracı olarak kullanılır.

Özellikle ödünç alınan tuz, çay, biber, ves. yiyeceklerde kullanılır.

Galı/Gale: Tahıl ve diğer esyaların tasınmasında kullanılır. “Xasa” dan küçük , “Heqbı” den büyük bir yük tasıma aracıdır. “Galı” asağı-yukarı üç ölçek(altı teneke) buğday alır. Keçi kılından örülen ipin dokunmasından yapılır. Genellikle tek parçadır ve binek hayvanların iki tarafından sarkacak sekildedir. Ağzı açıktır ve tahılların tasınmasında ağzı dikilir.

Xasa: “Galı”nın ez az iki katı büyüklüktedir. Bicim olarak “Galı”nın aynısıdır. Hafif seylerin özellikle saman ve doğranmıs ot, yaprağın tasınmasında kullanılır. “Xasa” ya doldurulan maddeler hayvan sırtına teğet olacak sertlikte bastırılır. Çok sert bastırılmadığında yere sarkarak tasınmayı zorlastırır. “Xasa” cok sıkıstırıldığı zaman yükün dengesi muhafaza edilir ve yükü düzeltmek için yüke parmak ucuyla dokunmak yeterli olur.

Heqbı: Bicim olarak “Galı”nın aynısı, ancak “Galı”dan çok çok küçüktür. Küçük çaplı ihtiyaçların, erzakların tasınmasında kullanılır. Genelde omuzda tasınır. “Heqbı” keçi kılından yapıldığı gibi tiftikten’de yapılır.

“Heqbı” de aksesuar vardır. “Galı” ve “Xasa”da aksesuar yoktur.
Kerkas: “Kerkas” Tas çekici/Tas sürükleyici demektir. Kare seklinde iki kutudan olusmaktadir. Binek hayvanlara yüklenecek özelliklere sahiptir. Hayvanın iki tarafına gelecek biçimde iple bir birine bağlı, kapağı alta olan, bir taraftan ipin çözülmesiyle kapakların karsılıklı olarak açıldığı ve yükün bosaltıldığı tasıma aracıdır. Bir ağırlık ölçüsüdür. Bir “Kerkas” doğranmıs odun. Bir “Kerkas” tezek gibi. Tas kullanımında kullanılan “Kerkas” daha farklıdır.

Sel: “Sel” Zazaca da sepet demektir. Ağırlık ölçümünde kullanılır. Yaklasık olarak sekiz kilo ağırlığındadır. Saman ot vs. Hafif nesnelerin ölçülmesinde kullanılır.

http://cimezaza.tripod.com/


-----------------------------------------------------




Cayk beno, cayk nêbenu, keçelekêk beno. Keçelek u babi xuı şın’ cıt. Hetuni yerı cıtê xue keni, onyeni, nuni yın nêno.
Babi yı vunu:
-Gelo, ınê çıra ma ri nun niani??
Babi Keçeleki, Keçeleki erşawenu ki. Keçelek yenu ki, dadê yı vuna:
-Xeyro?...
Keçelek vonu:
-Babi mı zaf yers biyu. Tu ma ri nun niardu, ay ra zahf yers biyu, va: “tı şu, cadı gay beleki sarı bıbırrn, poc u biar.”
Dadê yı vuna:
-Keçelekê m’, emun, hewar! Ma yi cara yo gay mawo! Ma seni eşkeni ıni gay xue bıbırrn?
Keçelek vonu:
-Wıllay babay va “tı gay ma sarı nibırrni u niari, ez hirê telaquni yay erzenu”.
Cınêki zi tersena, vuna:
-De bê(bıye)!
Keçelek ca dı gay unu/anu, wı o dadê xu gay erzeni ‘ard, sarı bırrneni, çermı keni, keni wırdi u keni zerrê lê u gueşt pêşenu. Hıma temum nipêşawo, Keçelek astê gueşti xu zerrê lê ra vecenu u dadê xu ra von:
-Dayê, de tı nun hadre ker, ez ınka kuena tever u yena.
Dadê yı vuna:
-De holu.
Keçeleki tu donu ra u şınu. Şınu, şınu, şınu dewê E’mıkê xuı.
Vunu:
-Rueci tu weş ıb’.
Ya zi vuna:
-Ayê tu zi weş ıb’, Keçelekê m’, xeyru?
Keçelek vonu: Wıllay haaaaal-meselaaa inawa:
Bıray tu zaf nêweşu, miyun cay dı kotıwo, nêweşi mergio. Yı vat “wa wayê mı nivınderu, bêru!”
Ya vona:
De holu ! Lawê m’ tı ruş, ez ınka ma ri katun u helaw pocena.
Cınêk lez u bes kena, katun u helaw pocena u kena zerrê gali; erzena diyari heri.
Vona:
-De Keçelekê m’ tı bıyer şu, hetuni Amıkê tuı zi ıni berun-pencrun biqefelno, bêru.
Keçelek tu heri xue erzenu verniyê xu, yenu. Yenu, yenu, qederêk yı raşt dı raharun ana, oniyenu riyêk riyê yı ra qiliyeno ra, şıno cêko bin.
Keçelek heri rahar ra vecenu, kuenu rahari newi ser u kıştê rahari dı bar genu, qeldenu. Katun-Helaw xue keno ru. Kesun-kerrun dunu ari, kenu zerrê gali, erzenu heri ser u şınu. Şınu, pê ra ’Amıkê yı yena, rasena cı, bınê pia şıni.
Keçelek vunu:
-Amık, tı heri bıger u şu, ez ınkatu dıma yena
Amık vona:
-De holu
Amık heri gena, sına. Şına, şına, şına ki bıray xue.
Oniyena cınê bıray yı ha uca d’a.
Cınêk vona:
-Xeyra?
Amık vuna:
-Wıllay haaaaaaaaaaal-meselaaa inawa: Keçelek umı ki ma u va “Bıray tu nêweşu. Bıray tu zaf nêweşu, nêweşi mergio, vat, wa wayê mı nêvınderu, cadı bêru.” Mı zi katê, helaw-melaw poti. Cınêki gali keni ru, oniyeni her yo kesa xuı ri şi, kerra xu ri şi, her yo şi yo het’a.
Cınêk vuna:
-Pepuuuuu! In çıyu, ın çıyu Keçelek ard ma sarı!
Dadê Keçeleki vuna:
Wıllay haaaaaaaaal-meselaaaa inawa: Keçelek omı, nuni yın kotı bı erê, mı cı ri nun niberdı bı, va:
“Babi mı zaf yers biyu, vatu gay ma yi beleki sarı bıbırrn!” Mı ga sarı bırrna, nun hunio tyawo, la Keçeleki tu bı vini. In hew umı, veta tu sarı. Bınêk vındeni, oniyeni, mêrık ome. Mêrık vêşun u yers biyayo.
Mêrık vun:
-In çıtaw? Wayê, xeyra?
Cınêki zi vuna:
-Wıllay haaaaaal-meselaaa inawa: Keçelek ına arda ma sarı.
Amıki zi oniyena bıray yay weşu. pêrı zi vineni, Keçeleki felek arda yın sarı. Babi Keçeleki yers benu, xu ri se keru, vunu “Keçelek, mela tı mı ri nêri kiye!”
Keçeleki tu se kenu? Katon-helawuni xue benu, mergêk esta, sarê ay mergi dı zi yenêk esto. Veri yeni dı kenu ru u nışenu ru, wenu. Oniyenu mêrıkêk astuernıştı weta yeno. Keçeleki tu dest kenu pê, qêrrenu, vunu:
-Hero, hero, hero, herooo!
Mêrıki z’ weta vonu:
-Hê, hêêê, tı vuni se?
Keçelek vonu: Liya law bi tıya! Tı vêşun nibi?
Mêrık vunu:
-Wıllay, ez biya vêşun, zerrê mı ges ver decenu.
Keçelek vunu:
-Lya law, bi, bi! Bi tıya, heta dınya nun.
Mêrık tu yenu. Mêrık vêsunu. Awka serdın esta, katê u helawi zi esti. Keçelek ver dı nıştu ru, wenu. Mêrık astuer ra benu piya. Dest kenu pê, wenu. Katê o helaw weşi.
Keçelek vunu:
-Ya merdım !
Mêrık vunu:
-Hê
Keçelek vonu:
-De, tı bıwer, astueri xuı dên bıd mi, ez bınış cı hirê dori dormalê mergi ra şêr u bêri.
Mêrık vun:
-Sari çımuni mı ser.
Wıllay keçelek tu astuer genu, vun:
-Ya merdım. İn astueri tu astuerêko kumeto, zaf rındu. Inyê kınci mı kıhuni, kınci tu neweyi; tı kıncun xu bıdı mı, ez xu ra di. Kınc u astueri tu yeni.
Mêrık vun:
-Sarı çımuni mı ser!
Cadı kıncuni xu vecenu, dunu cı. Keçeleki tu kıncuni xue dunu xu ra u nışenu cı. Hirê dori donu queçmir u dorey hirın dı dunu pıra, yallah. Mêrık dıma qêrrenu u vun:
-Lya law, law, laaaaaaw, tı ıni astueri mı beni ça?
Agêr, tı astueri mı beni ça?
Keçelek gueş pa nikuwenu, dunu quecmir ru. Dınya êro dınyê keçelekia.
Wahari astueri uca katun u helaw wenu, wırzenu we, şınu. Keçeleki tı şınu, şınu raşti xuezlêk yenu. Kêfi xuezla ra zınarêk estu. Kêfi xuezla ra şıwunêk xu pa kulava şo zınari ri.
Keçelek vunu:
-Lya law, emun hewar! Xuı rınd cışun! Çıqas qıweti tu estu, xu cışun, xu rınd cışun, zınar cuar dı umı gına tu rı!
Şıwunı hetuni pê pêre qıweti xu, xu şunu cı.
Keçeleki tı sınu veri pesi, pesi donu ari, şunu xu ver. Şıwunı zi tersenu, veri xu şo zınari ver, hayê yı pesi ra çıniya. Keçelek diyari rahari xu dı raşti mêrıkêki yenu. Nimrueco, germo. Mêrık cıt kenu.
Keçelek vunu:
-Sılamun ‘aleykum, nimrueco, melşun tu niwerdi?
Mêrık vun:
Laci mı, wıllay melşun ez werda, felatê mı yın dest çıniya. Ez se ki, se nêki?
Vunu:
-Xalo, bi, dermuni yı estu. Bi, sarê xu berzı xetê engazi!
Cıtker sarê xu erzenu cı. Wı zi herrê cıtı anu, kenu sarê yı ser.
Xal vunu:
-Alla tı ra razi bu, Alla qeyim qeyim ‘emri tu derg keru! Ez biya wenık.
Keçelek vonu:
-Xalo, tı sarê xu uca ra berz mekı. Hetun bı şund, ben wenık, tı sarê xu berz ık.
Xal vunu:
-De şu, Homa tı ra razi bu.
Gê hê bıni niri dê. Gayun kenu a, şunu xu ver, yallah.
Astuernıştewo, pes u gayun şunı xu ver, benu. Şınu, şınu, şınu ki(ye).
Babi yı yers biyu. Keçelek vunu:
-Bawo, yers mebı! Temum, mı yo xeta kerda, mı gay mawo belek sarı bırrna, mı Emıkê xu xapina.
Mı herındê gay ma beleki dı gê ardi. Mı ma-ri bırrêk pes ardu. Mı ma-ri astuerêko kehil, qatêk kınci ardi. İni pyori ziyeduneyê. Babi yı veng nikenu, şınu ki(ye).
Mêrıko wahari astueri diyari yeni dı nışenu ru, nun wenu u wırzenu we, vonu: “Ini mêrıki astueri mı berd ça?” Mêrık yenu, yenu, raşti Xuezla yenu.
Oniyenu yo şıwune, xu şo zınar.
Vunu:
-Şıwunewooo, şıwunewooooo! Tı çê merdımêko astuernıştı nidi?
Vunu:
-Wıllay hela bin merdımêko astuernıştı umı itya.
Astuero kehilı nışte bi, itya ra şı.
Vunu:
-Tu ra nêva se?
Vunu:
-Mı ra va “Xuı veri ıni zınari şun, zınar gınenu tu rı, a dehwa ra ez nieftuna vera veci.
Vonu:
-Kutık laci kutıki! Tı xapıti, çı zınaru, çı halu! Zınar bêru, tı eşkeni vındarni? Pesi tu çawo?
Vonu:
-Pesi mı ho ucawo.
Vunu:
-Tek pesi tu çıniyu, pesi
tu nımıt, berd, pesi tu çıniyu, Keçeleki berdu. Şune çılpo veri zınari ra vaz denu, oniyenu zınar, taway nibenu, yenu, oniyenu, raşta, pesi yı towê çıniyu.
Mêrık vunu:
-Lya law, bê, bê; Keçeleki ez xapıta, astuer o kınci mı berdi, pesi tu zi berdu, de bê, ma şueri.
Yeni, yeni, yeni, rahar ra oniyeni, yerı teng o engazêk honi ya ucawa, dı-hirê xeti cıti esti u taway niêsenu (niasenu), nê gay, nê zi merdım. Yeni, yeni, yeni, oniyeni tirmêk ha o raşta rawu. Pê (pey) ra êsenu, sare tawa niêsenu. Nıngun kuweni pa, vuni:
-Lya, lya, tı kumi?
Mêrık vunu:
-Lya, law şıma kumi? Qarışi mı mebi, mı nêreheti mekeri. Cay mı wenıko, melşun ez werda, vınderi, ez xuı rehet keri.
Vuni:
-Lya law, çı melşê, çı halu! Hewa yenu, wenıko, yere tengo, müyey melşun çıniya. Wı zi wırzenu we.
Vuni:
-Çıra tı uca’wa bi? Gê tu ça dê? Tu êri se kerd? Dı xeti cıt kerdi.
Vunu:
-Gê mı honi uca dê.
Vuni:
-Wıllay tek gay tu çıniyu.
Mêrık vunu:
-Haaaal-meselaaaa inawa: Merdımêk omı, astuernıştı bi, melşun dormalê mı gureti bi, zaf
germ bı, mı ra va: “Xalo, mı dermuni tu diyu”. Mı zi sey yı kerd.
Wahari astueri vunu:
-Wıllay, aw mêrık ‘eyni keçeleku, yı ma zi xapıti.
Astueri mı, kınci mın u pesi ıni merdımi nımıti; gê tu zi berdi. Qederê ma yowa.
Hirê heme şıni, şıni, şıni; nata perseni, weta perseni, dewêk dı perseni, dewıci vuni “şıma eşkaluni ay mêrıki vaci, gorê yı ma cewab şıma bıdi”.
Yı zi vuni; ina, ina, ina.
Dewıci vuni:
-Wıllay, dewê ıni mêrıki ha uca dı.
Kueni rahar, şıni, şıni, şıni; nata perseni, weta perseni; vuni:
-Kê Keçeleki awo.
Şıni, duni beri rı. Keçeleki tu yenu, raşti merdımuni xu yenu.
Mêrıki vuni:
-Sılamun ‘aleykum! Kê keçeleki ıno?
Vonu:
-Ee, eza. Bêri zerrı, şıma sare u çımuni mı ser umê.
Vuni:
-Ma şıni.
Keçelek vunu:
-Nê, nê; şıma rahari düri ra omê, şıma mêmuni mayi. Ez çı qêdı eşkena mêmununi xu bê nun u bê awk ray keri! Vınderi, emşo tıya nuni xuı buri, ma cayuni/cıluni şıma keni ra, rakueri; seri sıbay warzi we, pesi xu, astueri xu, çi-mi xu bıgeri, şêri. Her çi itya hazıru.
Vuni:
-Sarı-çımun ser, yeqini xu keçeleki ri ani/uni.
Şundı nun xu weni, mıcul beni, cem’at benu germ; xelêk waxt şınu, keçelek vunu:
-Ma cayun/cılun şıma rakıri?
Vuni:
-Xura, ma rahari düri ra omê, ma qefliyayê.
Keçelek cılun, yın kenu ra, hirê heme şıni, kueni miyun. Sekükêk bena, cılun ay yoy diyari sekü ra kenu ra, ay wird cilun binuni zi wari di kenu ra. Kecelek cay xu pê beri di kenu ra. Cay Babi Keçeleki zi ’hola do.
Vêri rakotişi Keçelek vunu:
-Geli umbazun! Veri kı sıma kueni ra, vatey mı estu: Wasiyetêki babi mı estu. Babi mı vunu “her çi yo mêmun kı omewo kiyê ma, gere xu nêheremnu!”
Eger merdım xu bıheremnu, babi mı mırenu. Ço nêşkenu merdıs ra bıxelesnu.
Vuni:
-Sari-çımun ma ser. La ma qıc ni, gêc ni. Ma merdımi wahari serruni.
Yı kueni ra, Keçelek yenu kuenu miyun cılun ranikuenu, ho aya.
Guerê yo - di sa’etun vındenu, oniyenu, ay mêrıki koti ra. Keçelek tu wırzenu we. Welê suba anu/unu, kon/kenu miyuni awk, heşay hazırun, bınê pisi vırazenu; anu leheyf mêmunun kon berz, kueçıkêk veri cay her yoy dı kenu ru”. Yenu kuen miyun cılun kuenu ra.
Waxt şınu, benu sêri sıway, hıma rowo, mêmunun ra yo hesyon xu, vunu: “Wıllay ma hin wirzi we, erê’yo. “Xu qerqerneno, onyeno pê ra bi hi.
Dêst xu carnenu benu, anu, unyenu, halla, halla xu herremnawo”.
Vunu:
-Willay ayê/ınê mı si, ez hêdi umbazun xu ra vaci, wa wırzi we.
Umbazun xu ra vunu:
- Hê, hê dê wirzi we, erêyo !
-Umbazi yi wirzenu, in umbaz xu ra vunu: “Ya merdim mı xu heremno”.
Vunu:
-Huma qehr xu tu nikero! Ti seni xu heremno? Tı qici, gêci?
Mêrık desti xu benu, oniyenu, yı zi xu heremno.
Vunu:
Hêwax, hêwax, Wıllay mı zi xu heremnawu! Ma ina se keni?
De vındi, ma vini, ay umbazi ma yê diyari se ko, se bi?
Kueni pa, ombazi yın vunu:
-Çıta, çıta? Şıma niverdeni ma rakuri!
Voni:
-Ya merdım, çı rakotışo, wırz we! Erêwo. Ma xu heremnawo. Tı zi b’oni, tu xu heremnawo,
niheremnawo?
Vunu:
-De weta şêri, ez qıco, ez xu heremneno?
Wıllay, wı zi xu qereqernenu, uniyenu, yı zi xu heremnawo. Seni ın vunu “Wıllay, mı zi xu
heremnawo!”
Keçelek uca ra zit benu, vunu:
-Şıma va seeeeee?
Cadı vaz denu ’holı, lıngê babi xu genu, kas kenu.
-Hêwax lemınê, hêwax lemınê, babi mı merd!
Wıllay, mêrıki cılun xu keni çeng, pa pêrin u tumunun’a remmeni, sıni. Astuer, pes u gê Keçeleki ri muneni.

http://cimezaza.tripod.com/


--------------------------------------------------------










Bugün 12175 ziyaretçikişi burdaydı!
=> Sen de ücretsiz bir internet sitesi kurmak ister misin? O zaman burayı tıkla! <=